Nelerdir


moda ile ilgili yazılar


Reklam


moda ile ilgili yazılar

MODA

Şiir yazmak moda gibi oldu. Her önüne gelen yazıyor. Zaafı olan veya olmayan. Herkesin

yazması sevindirici. Herkes düşündüğünü hissettiğini yazsın tabiiki. Bu bir renk, hatta

renkcümbüşü. Ama bazı uyanıklar şiirlerde dize çalıyor. Bende bir kaç şiirde karşılaştım.

Ama gidip ne diyeceksin bu kelime benim şiirimden alıntı mı ? Hatta anlamı bile aynı ama

yama gibi durmuş sizin şiirde demiyorum. Okurken veya dinlerken yüreğinizden bir cız sesi

duyuyorsunuz yada ben bunu daha önce bir yerlerde tanıyorum. Ne isimlerini not ediyorum.

Nede takibe alıyorum.Vicdanlarıyla başbaşa bırakıyorum.

Biliyorum ki negatif şeylere harcanan kuvvetin insanı daha çok yoracağı.

Geleceğe bakıp yürümek…. yürek rahatlığıyla.Kendi yolundan yol almak. Güneşin doğuşunu

seyretmek; papatyanın güzelliğini , yada suyun tadını hissetmek…..(Aziz Nesin )

Şu an sair Hamiyet Göz´ün yorumlarında yazdığı „papatyalar yüreginize“ sözünü hatırladım

ve gülümsememe neden oldu.Teşekkürler sevgili dostum, bu sözle sizi öyle bağdaştırmışım

ki; konu dağıldı şimdi ama olsun bir dostumuzu andık .

Demem o ki bir şiiri kendi sözcükleriyle kendi duygu ve düşünceleriyle yazmak; helal bir

ekmek yemek kadar büyük bir iç rahatlığı bırakır insanın yüreğinde. Bu iç rahatlığı içsel

mutluluk her türlü ödülden güzeldir. En azından başardıklarınız kendinize aittir, kıymetlidir.

Şiir bir şair için çocukları gibidir. Lütfen onlara dokunmayın.

Kendiniz oldukça mutluluğunuz artacaktır. Başka şiirlerde dize çalmak sizi kendi özünüzden

uzaklaştırır. Ödül almak öne çıkmak herşey degildir. Önemli olan sizin kendinize

inanmanızdır. Yeterli hissetmiyorsanız kendinizi okuyun, yazın zamanla daha iyi yazılar

yazar en sonunda başarıyı kazanırsınız.

Saat :12:49 Bad Hersfeld

Zeynep Şekerci

Not: Suyun tadını hissettim kelimesi Aziz Nesin”in Mum Hala adlı Romanında okumuştum.Çok hoşuma gitti insanın genç yaşlarda bazı şeylere dikkat etmediği imajını uyandırdı. Kırkından sonra ise hayata başka bir gözle, yani daha bilinçli yaklaştığı izlenimini uyandırmıştı. Yazarımızıda saygıyla anıyoruz.

———-
Moda ve sanat / M.Mustafa USLU

Hayatın içinde bir hengameye kapılmış giderken, önümüze sunulan çoğu şeyin aynılığından ötürü yani, aynı nesneleri, kişileri ya da yaşama biçimlerini görmekten ileri gelen bir durumdur “alışkanlık körlüğü”. Bu alışkanlıklara moda da diyebilirsiniz, her ne kadar değiştiği savunulsa da (yalnızca giyim modasını kastetmiyorum).

Bunun daha ötesindeyse, farklılıkları görememenin getirdiği bir durum olan “duyguların ve düşüncelerin kütleşmesi” ortaya çıkar ve “duyarlıklardan yoksun kalışımızın” resmi tamamlanır böylelikle. Che Guevera’nın basılı olduğu tişört ve ayakkabılar modasına, bilgisayar oyunları modasına, Hollywood filmlerinin art arda ürettiği kahramanlar modasına ya da aynı çizgilerle üretilen otomobiller modasına zihinlerin tutsak edilmesiyle açığa çıktığı üzere.

Bu hallere tutsak olunmamasını sağlayacak tek şeyse “sanat” ve onunla donatılmış “düşünce”dir. Çünkü insan, kendini sanatla ve düşünceyle var kıldığı sürece, hayatta olup bitenleri ve kendine sunulanları görmenin ötesine taşır benliğini. Gördüğünün ötesindekileri özümseyerek kendini ve beğenilerini geliştirir. Değişim de varoluşun bir yasası olduğundan kendini değiştirir.

İnsan, yaratılışındaki bu değişim itkisiyle hemhal oldukça, kendini aşma ihtiyacını görecek ve sanatla bütünleşmiş olacaktır. Çünkü sanat, aynı zamanda “varolandan kaçış”tır Ali Şeriati’ye göre. Malraux göreyse, “ölüme karşı tek yanıtı”dır insanın. Sanata ilişkin sözlerinde Tolstoy’a göre, “İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu başkalarında hissedebilmesi için hareket, ses, çizgi, renk veya sözcüklerle belirlenen biçimlerde ifade etme ihtiyacı”dır. Picasso’daysa sanat, “hakikat değil, bize hakikati anlamayı öğreten yalan”dır.

Sonuçta sanat, bizi aynılıklardan kurtarıp değiştirir ancak yalnızca değişim değildir. Gerçekleri anlamamıza, duygularımızı kavramamıza ve yaşamamıza, varolanları aşmamıza yarayan yaratısal bir üretimle birlikte eleştirel düşünce yeteneği de kazandırır. O nedenle de sanatta yanılgı yoktur. Çünkü, hayatımızdaki her bir nesneye duygu ve düşünecelerimizi egemen kılmamızı sağlayarak insanoğlunun geçirdiği dönemlere göre de kalıcı etkiler getirir.

Bu sayede insanoğlunun duyarlığı gelişir. Duyarlığı gelişen insanlar da, orta malı olan her nesne, kişi ve düşünceyi ayıklar hayatından. Günümüzde moda denen şeyse, gündelik hayatın akışı içinde var olan nesnelerin, kişilerin, olguların ve yaşama biçimlerinin orta malı olması durumudur. Sanatın ve düşüncenin yanılgısız, kalıcı değişimleriyle oluşan yaşam alanlarında kendine yer edinmeye çalışır.

Moda, sanat gibi değişim arayışı içerisindeki insanın ihtiyacından doğsa da allamalar ve pullamalarla “varolan her şeyi yeniden biçimlendirme uğraşı”ndan başka bir şey değildir. Sanat için söylenenlerin tam tersine… Sanatsal beğeniyle modanın ölçütleri de bu bağlamda aynı değildir. Hatta bir dönem, giyim modasında 19. ve 20. yüzyıl ressamlarının yapıtları giysilere basılmıştı, ancak pek işe yaramamıştı. Sanatta yanılgı olmamasının tersine moda bu alanda yanılmıştı. O yüzden sanatta ortaya çıkan her şey modayla kaynaştırılamıyor. Sanattaki kalıcılığın yerine modada gelip geçicilik öne çıkıyor.

Moda, daha çok kültürel başıboşluktan yararlanır. Belli yüzler, nesneler moda ögesi olarak hayata dahil edilir. Televizyonlarda, moda sayesinde boy gösteren moda aydınlar, şairler, romancılar, oyuncular, şarkıcılar, doktorlar; yiyecekler, mekanlar, kitaplar vb. gibi yer bulan her şey bunun en açık örnekleridir. O nedenle de, her alanda belli yüzler ve nesnelerle karşılaşma durumunda bırakılan insan, her an şartlanmaya hazır demektir.

Hiçbir kayıt şartın aranmadığı bu kültürel yozllaşmanın hakim olduğu bu ortamda, “alışkın kılınan insan”, hayatta kendine bir “rol edinemeyecek” ve başkalarınca -ki moda dediğimiz şeyin üreticileri- istenilen biçimde oynatılır hale getirildiğinden “kukla olmanın ötesinde” bir yaşam süremeyecektir. Alabildiğine tadını çıkardığı bir hayatı olduğunu söylese de.

Sanat ve düşüncenin donattığı bir kimlikle hareket etmeyi başaran insanlarsa, duyarlıklarıyla bu sahteliklerin farkına vararak aldanmalardan kurtarabiliyorlar hayatlarını. Her ne kadar acı çekseler de…

M.Mustafa USLU


Reklam


Bir önceki yazımız olan atasözleri ile ilgili yazılar başlıklı makalemizi de okumanızı tavsiye ederiz.

Etiketler:

moda ile ilgili yazılar. moda ile ilgili sloganlar. modayla ilgili yazılar. moda ile ilgili kompozisyonlar. moda ile ilgili slogan. moda ile ilgili yazı. moda ile yazı. moda yla ilgili yazılar. modayla ilgili ingilizce yazılar. ingilizce modayla ilgili yazı.


Yorum Yapabilir , Veya trackback Yapabilirsiniz
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (ilk Puanı Siz Verin)
Loading ... Loading ...



Bir Yanıt Bırak

www.okulsozleri.com